• Melba İş Merkezi, Yavuz, Şht. İlhan Doyran Sk. No:6 D:3. İç Kapı No:33 Süleymanpaşa/Tekirdağ


post-image

İŞE İADE DAVASININ OLUMLU SONUÇLANABİLMESİ İÇİN ARANAN ŞARTLAR

İŞE İADE DAVASININ OLUMLU SONUÇLANABİLMESİ İÇİN ARANAN ŞARTLAR

    İşe iade davası açılabilmesi ve olumlu sonuçlanabilmesi için yerine getirilmesi gereken temel şartlar  4857 sayılı İş Kanunu ve  içtihatlar  ile belirlenmiştir. Bu şartlar ;

1-    İş Kanununa Tabi Çalışan Olmak

    İşçinin işe iade davası açabilmesi için 4857 sayılı İş Kanununa tabi bir çalışan olması gerekmektedir.


2-    İşyerinde En Az 30 İşçi Çalışması

    İşe iade davası açmak isteyen işçinin çalıştığı işyerinde, en az 30 işçi çalışmalıdır.  İşçi sayısının hesabında işverenin aynı iş kolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde buradaki işçi sayıları da hesaba katılacaktır. Şirketin uluslararası alanda faaliyet gösteren ve Türkiye’de şubesi bulunan bir şirket olması durumunda şirketin yurt dışındaki şubelerinde çalışanlar da işçi sayısının hesaplanmasında dikkate alınmaktadır.  


3-    Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ile Çalışıyor Olmak

    4857 sayılı İş Kanunu’na göre iş sözleşmesi belirli ve belirsiz süreli iş sözleşmesi şeklinde olabilmektedir.
Esas olan işçinin belirsiz süreli çalıştırılmasıdır. İş Kanunu’nun 11. maddesinde de belirsiz süreli iş sözleşmesi “İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır.” şeklinde ifade edilmiştir. 

4-    İşçinin En Az 6 Aylık Kıdeminin Olması

    İşe iade davası açılabilmesi için bir diğer koşul da işçinin işyerinde en az 6 aylık kıdeminin olmasıdır. Bu süreden daha az bir zaman diliminde çalışmış olan işçi, bu haktan yararlanamayacaktır. 6 aylık kıdem hesaplanırken İş Kanunu’nun “çalışma süresinden sayılan haller” başlıklı 66. maddesindeki süreler dikkate alınır.İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir.

5-    Feshin Geçerli bir Sebebe Dayanmaması

    İşçi ancak işveren tarafından yapılan feshin geçerli bir nedene dayanmaması halinde işe iade davası açabilecektir. 4857 sayılı  İş Kanunu’nun 18. maddesinde aşağıda yazılı haller geçersiz fesih nedeni olarak sayılmıştır;

a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak.

b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak.

c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.[6]

d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler.

e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek.

f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık.

    Ayrıca belirtmek gerekir ki feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü davalı işverenin üzerindedir.

6-    İşveren Vekili Olmamak

    4857 sayılı İş Kanunu  2. Maddesinde “İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. 

     Vekilliği hususunda kimlerin İşveren vekili olarak sayılması gerektiği hususu içtihatlar ile belirlenmiş olup  işletmenin bütününü yöneten kimseler işveren vekili sayıldığı gibi işletmenin bütününü değil işyerinin bütününü yöneten kişiler ise işe alım ve işten çıkarma konusunda özgür iradeleri  bu yetkilere sahip olmaları halinde işveren vekili olarak kabul edilmektedirler.

 

DAVA AÇMA SÜRESİ

    İşçi; fesih bildiriminin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içinde öncelikle işe iade talebiyle arabulucuya başvurmalıdır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde işçi, işe iade davasını  açabilir. Süresi içerisinde arabulucuya başvurulmadığı veya arabuluculuk sürecinin sonlanmasının ardından süresi içerisinde dava açılmadığı takdirde, işe iade edilme talebi artık ileri sürülemeyecektir.


İŞE İADE DAVASININ SONUÇLARI

    Yapılan yargılama sonucunda mahkemece feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verilmesi halinde, “kesinleşen” kararın işçiye tebliğ edilmesinden itibaren 10 iş günü içinde işçi, işverene başvurmalı ve işe dönmeye hazır olduğunu bildirmelidir.  

    Süresinde yapılan başvuru sonrasında işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmalıdır. Eğer işveren işçiyi işe başlatmak istemiyorsa, mahkemece hükmedilecek boşta geçen süreye ilişkin ücret ve ayrıca dört ila sekiz aylık ücret kadar işe başlatmama tazminatı ödemek ile yükümlü olacaktır.İşe iade şartlarının oluşması durumunda altı aylık bir işçi, işe iade davası neticesinde dört aya kadar boşta geçen süre ücreti ile dört ila sekiz aylık ücret  arasında belirlenecek işe başlatmama tazminatı alarak çalıştığı sürede almış olduğu ücretten daha fazlasını işe iade davası ile kazanabilmektedir.

    İşveren işçiyi işe başlatmış olması halinde ise sadece dört aya kadar boşta geçen süre ücretini ödemekle yükümlü olacak işe başlatmama tazminatını ödemekten kurtulacaktır.

 

    İşe iade davasında aranan şartlar, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi için yasal ve içtihadi olarak belirlenmiş bir dizi koşulu içermektedir. İşe iade müessesesi, işçi haklarının korunması ve iş barışının sağlanması açısından kritik bir rol oynamaktadır. İşe iade süreci, başvuru ve dava süreleri ile hukuki teknik detaylar sebebiyle bu alanda uzman kişiler tarafından takip edilmediği takdirde ciddi hukuki ve mali sonuçlar doğurmaktadır.

     Aygün& Yılmaz Avukatlık Bürosu olarak iş hukuku alanında işçi ve işveren vekili olarak hukuki danışmanlık ve dava takip hizmetleri sunmaktayız. İşe iade süreçlerinizin doğru ve etkili bir şekilde yürütülebilmesi için bizimle iletişime geçiniz.