• Melba İş Merkezi, Yavuz, Şht. İlhan Doyran Sk. No:6 D:3. İç Kapı No:33 Süleymanpaşa/Tekirdağ


post-image

MUHDESATIN AİDİYETİNİN TESPİTİ DAVASI

MUHDESATIN AİDİYETİNİN TESPİTİ DAVASI

Muhdesat, bir taşınmazın üzerinde sonradan inşa edilen bina, baraka, müştemilat, dikilen ağaç veya benzeri yapılardır. Bu unsurlar taşınmazın tapu kaydında yer almayabilir ve genellikle malik olmayan bir kişi tarafından inşa edilmiş olabilir.

Örnek Muhdesatlar:

  • Hisseli arsada paydaşlardan birinin yaptığı ev,
  • Tapu maliki olmayan kişinin inşa ettiği depo,
  • Başkasının arazisine dikilen zeytin, fındık, çam vb. ağaçlar,
  • Kendi adına kayıtlı olmayan taşınmaz üzerinde inşa edilen sera veya müştemilat.

Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti Davası Nedir?

Taşınmazlar üzerindeki yapı, ağaç veya benzeri eklentilerin (hukuki terimiyle "muhdesatın") kime ait olduğunun tespiti, gayrimenkul hukukunda sıklıkla karşılaşılan bir sorundur. Bu gibi durumlarda başvurulan hukuki yol ise muhdesatın aidiyetinin tespiti davasıdır.

Davanın Amacı Nedir?

Bu davanın temel amacı, taşınmaz üzerinde bulunan yapının veya eklentinin kime ait olduğunun tespit edilmesidir. Özellikle:

  • Hisseli taşınmazlarda,
  • Paydaşlardan birinin taşınmaz üzerine yapı yapması halinde,
  • Üçüncü bir kişi tarafından taşınmaz üzerine yapı yapılması durumunda bu dava gündeme gelir.

Hangi Durumlarda Açılır?

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, özellikle aşağıdaki durumlarda önem kazanır:

  • Hissedarlar arasında taşınmazın kullanımına dair anlaşmazlıklar varsa,
  • Paylı mülkiyete konu taşınmazda bir paydaş, diğerlerinin rızası olmadan yapı yaptıysa,
  • Tapu iptali ve tescil davası öncesinde taşınmaz üzerindeki yapının kime ait olduğunun netleştirilmesi gerekiyorsa,
  • İcra takibi veya haciz durumlarında muhdesatın borçluya ait olup olmadığının belirlenmesi gerekiyorsa.

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası; taşınmaz üzerinde bulunan yapının, eklentinin ya da ağaçların kime ait olduğunu tespit etmek olduğundan bu tespit birçok hukuki işlemin de temelini oluşturmaktadır.

  El atmanın önlenmesi ve ecrimisil davaları (haksız kullanım iddiası varsa),

  Tapu iptal ve tescil davaları (özellikle fiili kullanıma dayalı taleplerde),

  Ortaklığın giderilmesi davaları (izale-i şüyu),

  Kat mülkiyeti kurulmasına ilişkin davalar (yapının aidiyeti net değilse),

  İcra-iflas işlemlerinde haciz kıymet takdiri (muhdesatın borçluya ait olup olmadığının tespiti)

Hukuki Dayanak

Bu davanın dayanağı, Türk Medeni Kanunu’nun mülkiyet hakkına ilişkin hükümleri ile tapu siciline güven ilkesidir. Aynı zamanda, Yargıtay içtihatları da davanın açılabilirliği ve sonuçları açısından önemli kaynaklardır.

 

Hukuki Düzenleme

İçeriği

TMK m.683

              Malik, malını kullanabilir, yararlanabilir, tasarruf edebilir.

TMK m.684-686

              Eklenti (teferruat) düzenlemeleri.

TMK m.718

              Taşınmaz üzerindeki yapı, malikindir (karine).

TMK m.1007

              Tapu siciline güven ilkesi.

HMK m.1 ve devamı

              Genel dava usul hükümleri.

Kimler Açabilir?

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasını açabilecek taraflar şunlardır:

Sıfat

       Dava Açma Hakkı

Taşınmaz maliki

                      Muhdesatın başkasına ait olduğunu iddia edebilir.

Yapı sahibi

                      Muhdesatın kendisine ait olduğunu ispat için açabilir.

Hissedar (ortak)

                      Diğer hissedarın yaptığı yapıya karşı dava açabilir.

Üçüncü kişi

                      Yapının kendisine ait olduğunu iddia ediyorsa açabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davaları, asliye hukuk mahkemelerinde açılır. Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Davada Kullanılabilecek Deliller

Bu davalar, olayın fiili durumu esas alındığı için güçlü deliller gerektirir:

  • Tanık ifadeleri (özellikle yapının kim tarafından yapıldığını bilen kişiler),
  • Bilirkişi incelemesi (mimari/teknik inceleme),
  • Belediyeden alınan yapı ruhsatı, yapı kayıt belgesi, beyanname vb.,
  • Elektrik, su, doğalgaz abonelikleri,
  • Fotoğraflar, faturalar, inşaat malzemesi satın alma belgeleri,
  • Tapu kayıtları ve kroki-çizimler.

Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  • Süreye tabi bir dava değildir, zamanaşımı yoktur; ancak hakkın kötüye kullanılmaması gerekir.
  • Muhdesatın aidiyetinin tespiti, tapuya tescil sonucu doğurmaz; bu dava sadece tespite ilişkindir.
  • Tapuya yansıması için ayrıca tescil talebiyle ayrı dava açılmalıdır.

 

Sonuç

Muhdesatın aidiyetinin tespiti davası, taşınmaz üzerindeki hakların netleştirilmesi ve uyuşmazlıkların önüne geçilmesi açısından büyük önem taşır. Bu tür davalarda hem hukuki sürecin doğru yönetilmesi hem de delillerin doğru şekilde sunulması, davanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Eğer siz de taşınmazınız üzerindeki yapıların mülkiyetiyle ilgili bir belirsizlik yaşıyorsanız, alanında uzman bir avukattan hukuki destek almanız hak kaybı yaşamamanız açısından son derece önemlidir.

AYGÜN & YILMAZ Avukatlık Bürosu olarak, muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında ve ilgili diğer hukuki konularda süreci başından itibaren profesyonel bir şekilde yönetmek ve hak kaybına uğramamak için müvekkillerimize profesyonel destek sunmaktayız. Detaylı bilgi ve danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.