NAFAKA BORCUNDA DİSİPLİN HAPSİ "CARİ NAFAKA" VE "BİRİKMİŞ NAFAKA" AYRIMI
NAFAKA BORCUNDA DİSİPLİN HAPSİ "CARİ NAFAKA" VE "BİRİKMİŞ NAFAKA" AYRIMI
NAFAKA NEDİR ?
Nafaka, aile hukuku kapsamında bir kişinin, geçimini sağlamakta zorlanan veya desteğe ihtiyaç duyan başka bir kişiye düzenli olarak maddi katkıda bulunma yükümlülüğüdür. Bu yükümlülük mahkeme kararıyla belirlenir ve tarafların ekonomik durumları ile ihtiyaçları dikkate alınarak miktarı tayin edilir. Amaç, özellikle boşanma veya ayrılık gibi durumlarda ekonomik dengenin korunması ve mağduriyetin önlenmesidir.
Türk hukukunda nafaka; eşler ve çocuklar başta olmak üzere belirli yakınlar arasında söz konusu olabilir. En yaygın türleri arasında tedbir nafakası (dava sürecinde geçici), yoksulluk nafakası (boşanma sonrası eş için) ve iştirak nafakası (çocukların giderleri için) yer alır. Nafaka, düzenli ödenmesi gereken bir borç niteliğindedir.
NAFAKA YÜKÜMLÜLÜĞÜNE UYMAMA SUÇU
Nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, yalnızca hukuki bir borcun ihlali değil, aynı zamanda yaptırıma bağlanmış bir davranış olup icra hukuku kapsamında özel sonuçlar doğurmaktadır. Bu çerçevede, nafaka alacaklarının korunması ve yükümlülüğün etkin şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla İcra ve İflas Kanunu madde 344 hükmü önemli bir düzenleme içermekte ve borcun ödenmemesi halinde uygulanabilecek tazyik hapsine ilişkin esasları ortaya koymaktadır.
İCRA VE İFLAS KANUNU
Nafakaya ilişkin kararlara uymayanların cezası:
Madde 344 – (Değişik: 31/5/2005-5358/15 md.)
Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti
üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın
gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.
Borçlunun, nafakanın kaldırılması veya azaltılması talebiyle dava açmış olması
halinde, ileri sürdüğü sebepler göz önünde bulundurularak, tazyik hapsinin uygulanması bu
davanın sonuna bırakılabilir.
Hükmünü barındırmaktadır.
NAFAKA İCRA TAKİBİNDE "CARİ NAFAKA" VE "BİRİKMİŞ NAFAKA" AYRIMI VE DİSİPLİN HAPSİ AÇISINDAN ÖNEMİ
Nafaka yükümlülüğüne uymama suçu, uygulamada sıkça karşılaşılan ancak kapsamı ve şartları çoğu zaman yanlış değerlendirilen bir konudur. Özellikle icra hukuku ile ceza hukukunun kesiştiği bu alanda, nafaka borcunun niteliği büyük önem taşımaktadır.Nafaka borçlarında “cari nafaka” ile “birikmiş nafaka” ayrımı ceza sorumluluğu bakımından son derece önemlidir. Bu anlamda borçluya yapılan takibin cari nafaka talebiyle mi yoksa birikmiş nafaka talebiyle mi yapılıp yapılmadığı ayrımının belirlenmesi kişinin disiplin hapis cezasıyla cezalandırılıp cezalandırılmayacağını belirleyecek ince bir ayrımdır.
Aşağıda emsal olarak sunduğumuz karara konu olayda, borçlu hakkında yalnızca geçmiş dönem nafaka alacaklarının tahsiline yönelik icra takibi yapılmış, devam eden nafaka yükümlülüğüne ilişkin bir talepte bulunulmamıştır. Bu nedenle, İcra ve İflas Kanunu madde 344 kapsamında suçun oluşup oluşmadığı tartışılmış ve yüksek mahkeme, söz konusu durumda ceza sorumluluğunun doğmayacağı sonucuna ulaşmıştır. Bu yaklaşım, uygulamada sıkça yapılan hataların önüne geçilmesi açısından önemli bir rehber niteliğindedir. Bu anlamda nafaka alacağını alamayan alacaklının da icra takibi başlatırken taleplerinde ve icra takibinde uygulamada 1-4 açıklaması diye tabir edilen açıklama kısımlarını ileride disiplin hapsi talep edebileceği şekilde doldurması büyük önem arz etmektedir.
Aşağıdaki karar, nafaka borçlarının türüne göre hukuki sonuçların nasıl değiştiğini göstermesi bakımından dikkatle incelenmelidir.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2017/978 E. , 2017/1978 K.
"İçtihat Metni"
Nafaka hükmüne uymamak suçundan sanık ...’un, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Sinanpaşa İcra Ceza Mahkemesinin 27/04/2016 tarihli ve 2016/3 esas, 2016/4 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Afyonkarahisar 1. İcra Ceza Mahkemesinin 26/09/2016 tarihli ve 2016/101 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 23/12/2016 gün ve 14792 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06/01/2017 gün ve KYB.2016-402498 sayılı ihbarnamesi ile Daire’ye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, borçlu hakkında Sinanpaşa İcra Müdürlüğü’nün 2013/44 Esas sayılı takip dosyası ile birikmiş nafaka borcunu ödemediğinden dolayı şikâyette bulunulduğu, takip talebinde cari nafaka alacağı talep edilmeyip adi alacak niteliğindeki geçmiş dönem nafaka borçlarının tahsilinin talep edildiği, bu haliyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Afyonkarahisar 1. İcra Ceza Mahkemesinin 26/09/2016 tarihli ve 2016/101 Değişik İş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli ... hakkında nafaka hükümlerine uymamak eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 08/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Aile hukuku ve nafaka süreçleri, hem usul kuralları hem de hakların doğru şekilde ileri sürülmesi açısından dikkat gerektiren alanlardır. Bu nedenle nafaka talebinde bulunurken ya da mevcut bir nafaka yükümlülüğüyle ilgili işlem yaparken, alanında uzman bir aile hukuku ve nafaka avukatından destek alınması büyük önem taşır. Aile hukuku ve nafaka avukatı, hak kayıplarının önüne geçilmesini sağlarken sürecin hızlı, etkili ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesine katkı sunar; böylece hem başvuru hem de olası icra ve dava aşamalarında daha sağlıklı sonuçlar elde edilmesine yardımcı olur.
Yorumlar